10 Haziran 2009 Çarşamba

atesli masal-cetin altan

Ateşli masal

ÜşüyorlardıÇoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı üşüyorlardı.Dereler buz tutmuştu. Dağlar karlarla kaplıydı. Dondurucu bir rüzgaresiyordu.Üşüyorlardı.Elleri, kulakları, burunları morarmıştı. Dişleri birbirine çarpıyordu.Kundaktaki bebekler uyuyuveriyorlar ve bir daha uyanmıyorlardı. İhtiyarlarsendeleyerek yerlere düşüyorlardı:- Bırakın uyuyalım biz de, diyorlardı.Biri:- Ateş yakalım, dedi.İtiraz ettiler:- Odunu nerden bulacaksın, bulsan da tutuşmaz, hepsi ıslak. Yakacağımız ateşkime yetecek.Biri:- Böyle felce uğramış fareler gibi ölümü bekleyemeyiz, diyordu. Toplanın,odun taşıyalım, ateş yakalım.Bir başkası:- Ben gelirim, dedi.Bir başkası daha:- Ben de, dedi.- Haydi hep beraber, odun bulalım, yakalım ateşi...Canlanır gibi oldular. Son bir enerjiyle sağa sola seyirttiler. Çocuklar,gençler, kızlar, erkekler karları eşeliyor, kökleri çıkartıyor, kırıkağaçları topluyor, odun taşıyorlardı.Gelen odunlar ortaya tepeleme yığılmaya başlamıştı...İçlerinden en ustası kavı çaktı. Kuru dalların en incesini tutuşturmayabaşladı. Hep birlikte eğilmişler, üflüyorlardı. Küçük bir alev parladı. Birince dal daha koydular üstüne, bir ince dal daha... Alev azıcık büyüdü.Üflüyorlardı... Yavaş yavaş dil vermeye başladı alevler. Odunlarçıtırdıyordu. Alevler kollarıyla sarmaya başladılar odunları... Herkesinyüzü birden gülmüştü. İhtiyarlar çömelmişler ellerini ısıtıyorlardı. Ateşadamakıllı canlanmaya başlamıştı. Bebekler kendilerine gelmişler,bağırıyorlardı.Biri: - Söndürmeyelim bu ateşi, diyordu. Daha odun getirelim, daha odun...Artık boyuna odun toplanıyordu. Gidenler kucak kucak odunlarla geliyorlar,ateşe tepeleme yığıyorlardı.Aralarında ekipler ayırdılar. Durmadan nöbetleşe odun taşıyacaklardı.Ateşle hep birlikte ısınacaklardı. Donmayacaklardı, ölmeyeceklerdi.Ama aralarında bir hain vardı. O içinden: - Hele gece olsun ben buradanazıcık ateş apartır bir tenhada keyfime bakarım, ne diye dağ tepe dolaşıpodun taşıyacakmışım, diyordu.Gece oldu. Herkes uykuya daldı. O, nöbet tutmaya gönüllü çıkmıştı.- Sizler uyuyun, sizin hatırınıza ben beklerim ateşi, hiç korkmayın,demişti.Ve herkes en derin uykusundayken, yanmamış kalın odunlarla ateşi çalıp birbayırın kuytusuna kendisi için gizli bir ocak yapmıştı.Sabahleyin ateşin çalınmış olduğunu kimse farketmedi. Yine herkes oduntoplamaya dağıldı. Gece ateşi çalan, göze görünmeden kendi ocağının başınatüymüş yan gelmişti. Ötekiler boyuna uğraşıyor savaşıyor, oduntopluyorlardı. O ise onlarla alay ediyordu:- Enayi gibi yoruluyorlar, diyordu.Bir aralık doğrulur gibi oldu. Kafileden bir erkekle göz göze geldi. Adamsoruyordu:- Ne yapıyorsun burada?- Hişt sesini çıkarma, dedi. Deli misin, gidip odun toplayacak. Gel beraberısınalım burada.İkisi beraber odun toplamadan ısınmaya başladılar. Kimse fark etmesin diyearada bir ortalıkta görünüyor, ötekileri teşvik ediyorlardı:- Haydi, dayanın, toplayıp, hepimiz böyle kurtulacağız.Ve geceleri yine ateşten büyükçe parçalar çalıyorlardı.Birkaç gün sonra hainin yanındakilerin sayısı dörde, beşe çıkmıştı.Aralarında kıs kıs gülüyorlar, zekalarını övüyorlardı.Ötekiler boyuna odun taşıyor, didinip yoruluyorlardı. Ancak gizlice ateşiçalan başka hainler de çıkmaya başlamıştı. Ortadaki ateş küçülüyordu. Asılodunları taşıyanlar ısınamaz olmuşlardı. Birkaç kişi meseleyi farketti:- Aramızda hainler var, ateşimizi çalıyorlar, dediler.Bu söz herkesi uyaracağına, tam tersine onların da aklını çeldi. Her biri:- Dur ben de biraz ateş çalayım, diye düşünmeye başladı...Sonunda bir gece yarısı ateşi çalmak isteyenlerin arasında bir kavgabaşladı: - Bırak onu ben alacağım.- Sen aldığın kadar aldın, o benim...Kimse artık odun taşımayı düşünmüyordu. Son ateşleri de çalma yarışınagirmişlerdi. Ateş iyice ufalıyor bitiyordu. Ve onlar kavga ediyorlardı:- Bırak onu ben alacağım...- Kafanı kırarım o benim...Ve ateş söndü. Odun taşımadan ısınmanın yolunu ararken, hepsi birden donupöldüler.Hainlik etmeyip hep birlikte çalışsalardı, şimdi daha sıcak, daha sıcak, daha sıcak yaşayacaklardı.Not: 36 yıl önce yazılmış bir yazı... "Geçip giderken"den...

ÇETİN ALTAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder