5 Haziran 2009 Cuma

hiç

hiç bir insani unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insani hayatindan sonsuza kadar çikartmak zorunda
kaldin mi hiç?
hani ölmüs gibi,
hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi,
her an kapindan içeri gülümseyerek girecegini bekleyip
ama aslinda hiç gelemeyecegini de bilmen gibi.
ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek ,
ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana,
ne kadar katlanilmaz bir gerçek degil mi
sen hala bu kadar sevgili iken?
özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemigini yakarcasina özlemek...
çok kötü degil mi?
bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu isitememek ,
artik sonunun "pi" hali degil mi?
biliyorsun degil mi?
ne kadar umutsuz bir arayistir o,
kalabalik caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldirimdan diye düsünmek,
belki su an arkamda yürüyen insanlarin içinde bir
yerde demek,
belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar
yasamak
ne zordur degil mi?
ne kadar eritir insani farketmeden.
sende biliyorsun degil mi bunlari.?
bir sinema koltugunda sende iki kisi gibi oturdun mu
hiç?
hiç iki kisi gibi zevk aldin mi bir konserden yalniz basina.
güzel bir kafe kesfettiginde,
güzel bir film seyrettiginde,
güzel bir sarki dinlediginde
güzellikleri oraninda eksik kaldiklarini hissettin mi
paylasamadigin
için
onunla.
bir barin kalabaliginda hiç yarim vücudunla sallandin
mi ortada?
hiç iki kisilik beyninle yarim insan olabildin mi?
baktiginda aynana sadece yüzünün bir yarisini gördügün
oldu mu hiç?
sana hayatindaki en büyük yoksunlugu yasatandan
nefret edemedigin zamanlar oldu mu hiç?
gözünün içine baka baka kolunu bacagini kesen bir
insanin yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildigin zamanlar
oldu mu hiç?
hayatta inandigin bütün degerlerini altüst eden
birisine ask siirleri
yazabildin mi?
onu içinde korumanin seni yok etmek oldugu zamanlara
feda oldun mu hiç?
içinde aglayan çocuga umut sarkilari söyleyemedigin,
özlemini,
susuzlugunu,
açligini gideremedigin zamanlar oldu mu hiç?
kanayan yarasini gördügün
ama merhem olamadigin zamanlar.
gücünün,
hani o tanrisal gücünün
bir çocugun aglamasini susturamayacak kadar oldugunu
gördügün zamanlar
oldu mu hiç?
hiiiiiiiç....
hiiç...
hiç...
bir hiç...


Can DÜNDAR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder