4 Haziran 2009 Perşembe

MARX 140 YIL ÖNCE SÖYLEMİŞ

Marx 140 yıl önce söylemiş
İnsanlık niye akıl sahiplerini dinlemez, niye herkes kendi küçük aklını beğenir, niçin aklın da vücut gibi geliştirilecek bir şey olduğunu bilmez, bir türlü anlayamam.

Birisine deseniz ki “İdil Biret gibi piyano çal!”

Hemen “Çalamam!” cevabını verir.

“Niçin?” dersiniz.

“Ama o bu işe ömrünü vermiş, çalışmış” der.

Ne var ki aynı mantığı, düşünce alanına uygulayamaz. Ömrünü kitaba, düşünmeye, bilime, sanata adamış olanların beyninin daha gelişmiş olabileceğini kabul etmez.

“O onun fikri, bu da benim fikrim!” der.

“Herkesin fikri kendine!” klişesini tekrarlar.
***

Birisine yüzlerce kiloluk bir halter verseniz ve kaldırmasını isteseniz yine aynı reaksiyonla karşılaşırsınız.

“Ben bunu nasıl kaldırayım?” der.

“Ama Naim Süleymanoğlu kaldırıyor” dediğiniz zaman da cevabı hazırdır.

“O yıllarca çalışmış birader. Kaslarını geliştirmiş. Ben ona nasıl yetişeyim.”

Bu düşünme tarzı, bedenle ilgili her olayda göze çarpar.

Ama çok az kişi, beyinsel gelişimi anlayabilir. Çünkü beynin kasları görünmez.

Bu yüzden de herkes kendisini düşünürlerle, filozoflarla bir tutar.

Yıllarını okumaya yazmaya, bu dünyayı anlamak için metotlu düşünmeye adamış kişinin farklılığını göremez. Bunun sonucu olarak da her şeyi kendi küçük aklıyla çözmeye çalışır.

Ve kaçınılmaz olarak başı belaya girer.
***

Şimdi size bunun çarpıcı bir örneğini vereceğim.

Değerli bir arkadaşım, Karl Marx’ın 140 yıl önce yazdığı şu satırları göndermiş:

“Sermaye sahipleri; çalışan kesimi gittikçe daha fazla pahalı mallar, evler ve teknoloji satın almaya teşvik edecek; onları yüksek faizle borçlanmaya zorlayacak. Ta ki bu borçları ödeyemez hale gelene kadar. Ödenmemiş borçlar bankaların iflas etmesine yol açacak ve bunlar millileştirilecekler. Ve devlet kaçınılmaz olarak komünizme giden yola girecek.

“Karl Marx 1867”

Bu alıntıyı yaparken, aynı yorumu Kurt Tucholsky’den de okumuş olduğumu hatırladım. Yalnız o, krizin komünizmle değil, savaşla sonuçlanacağını öngörüyordu..
***

Acaba kendini pek akıllı zanneden “uyanıklar” bu düşürlerin kitaplarını okuyup, sözlerine kulak verselerdi dünya böyle mi olurdu?

Krizlerden kriz beğen noktasına mı sürüklenirdi?


Zülfü LİVANELİ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder